|
Endüstri Mühendisliği bölümünde halen okumakta olan birisi olarak, her ne kadar derslere çok fazla düşkün olmasam da beni mesleki anlamda heyecanlandıran dersler ve bu dersler aracılığıyla yaptığımız ve yapacağımız teknik geziler; beni heyecanlandırmak ile kalmıyor ve farklı bir ufuk açıyor. Toyota gezisi de gerçekten düşüncelerimi kökünden etkileyen bir ziyaret oldu diyebilirim.
Aslında üzerine yazacağımız çizeceğim çok şey var bu teknik gezi konusunda, fakat olabildiğince özet tutmaya çalışacağım. Yine de bi hayli uzun olacağını tahmin ediyorum (:
I.Öğretim ve II.Öğretim öğrencileri olarak toplamda 50 kişi olarak gittiğimiz Toyota gezisi (50 kişi kabul edebileceklerini fakültemize bildirmişlerdi), akşam saatlerindeki yolculuğumuz ile başladı. Ertesi gün sabah saatlerinde Toyota Türkiye fabrikasına vardığımızda, henüz kapıdan içeri girmeden bizi bir sürpriz bekliyordu.

Sigara içmek isteyen ziyaretçi ve personeller, Toyota sınırları içerisinde istediği her alanda sigara içemiyor. Sigara içme kabinleri oluşturulmuş ve sadece buralarda sigara içebiliyorsunuz. Disiplini oluşturmak ve sigaradan kaynaklı kurumsal kimliğin zedelenmesini önlemek adına, akılcı ve basit bir çözüm olarak düşünüyorum. Kimi kişilerce gereksiz olarak tanımlansa da bence Toyota markasının farkını ortaya koymak adına tercih ettiği uygulamalardan birisi diyebiliriz.
Gezide dikkatimi çeken noktalardan bir tanesi de, içeri girer girmez bizi karşılayan tüm personelin güler yüzü ve hoşgeldiniz ifadesi idi. Samimi olmamız gerekirse, sıradan bir endüstri mühendisi öğrenci grubu vardı karşılarında ve büyük bir önem göstermeleri gerekmiyordu. Fakat herkesin, karşısındaki mühendis adaylarını dikkate alan ve saygı duyan bir tavır ile onlara hoşgeldiniz demesi gayet hoştu ve dikkatlerden kaçmıyordu bence. Bu husus, bir sonraki fabrika gezimizde daha da dikkatimi çeker hale gelmişti, Hyundai teknik gezisi hakkında farklı bir yazı hazırlayacağım…
50 kişilik grubu, bir anda fabrikaya alarak turu hızlı bir şekilde gerçekleştirmediler. Aksine, tüm ziyaretçileri 2 gruba ayırarak içeri aldılar ve biz de I.öğretim öğrencileri ve II.öğretim öğrencileri olarak 2 grup oluşturduk. Zaten aynı masayı paylaştığınız kişilerle, hem düşüncelerinizi anlık olarak paylaşma fırsatı bulmuş, hem de ilerde gözlemlerinizi paylaşma fırsatına erişmiştiniz; bence gayet güzel bir durumdu…
 taşımalı sistem ile toyota gezisine bir örnek
Profesyonelliğin kendini hissettirdiği noktalardan bir tanesi, ziyareti golf aracı tarzın bir taşıma aracı ile gerçekleştirmemizdi. Büyük bir fabrikanın sürekli yürüyerek gezilmesi düşünülemezdi fakat böylesi küçük bir çözüm de açıkcası aklımıza daha önce gelmiş değildi. Sadece taşıma aracı satın almak yeterli değil tabi ki, aracın gideceği yolların da sınırlarını çizmek gerekiyor. Toyota kurulum aşamasında ya da sonraki bir süreçte, bu araç için de özel bir yol güzergahı belirlemiş ve bu da teknik gezi sırasında işçilerin işlerini yapmalarına engel olmuyor.
Aracın en önünde oturan kişiler şanslı dediğinizi duyar gibiyim, fakat geziye gelen herkesin şanslı olduğunu ben de size söylemek zorundayım (: Tura başlamadan önce herkes 1 adet toyota şapkası, 1 adet gözlük ve bir adet özel kulaklık sistemini görevlilerden aldı. Bize fabrikayı gezerken iki görevli eşlik etti ve bir kişi aracı sürerken diğer kişi elindeki mikrofon aracılığı ile bize gerekli olan tüm detayları verdi. Yani mikrofona konuşuyor ve biz iki kulaklık aracılığı ile sesi en arkada dahi olsak sesi çok net bir şekilde alabiliyorduk.
Tur sırasında dikkatimi çeken noktalara da adım adım değinmek istiyorum…
Fabrikada şu an 2 adet araç üretimi yapılıyor ve bu araçların üretimi tek bant üzerinden yapılıyor. Araçlar farklı bantlara ayrılmıyor. Fakat tek bant dendiği zaman bant hiç kopmuyor ya da hepsi bir uçtan başlayıp, 100 metre sonra biten bir sistem hayal ediyoruz. Fakat böyle değil, 3-4 farklı kapalı alandan oluşan ve devasa bir oturuma sahip fabrika düşünmemiz gerekiyor. Bant sürekli fabrika içerisinde dönüyor ve farklı birimlerden geçiyor araçlar.
Toyota gezisinde neler dikkatimi çekti?

Just in time
Just in time (JIT) olarak bilinen ve dilimize genel itibariyle Tam Zamanında olarak geçmiş olan bu kavram, aslında bir Toyota felsefesi diyebiliriz. Stok olmadan üretim amacını güden ve sürekli optimizasyon fikrine dayalı bir çalışma modeli. Yani sipariş gelmeden üretim olmayacak, bir sonraki birimden talep olmadan bir önceki birimden ürün çıkmayacak.. Bu da gerek üretimin son aşamasında gerekse de ara birimlerde stok oluşumunu engelliyor.
Gezi sonrasındaki soru-cevap kısmında belki 5-6 kez, hiç mi hata yok, hiç mi stok yok gibi gereksiz sorulara sabırla ve detaylı bir şekilde cevap veren Toyota yetkililerine aslında teşekkür etmek gerekiyor. Stok yok denildiğinde, ara stokların olmadığını ve stok oluşumunun kontrol altında tutulduğunu bilmemiz gerekiyor. Yani aracın gövdesi tamamlandığında boyama hücresine gönderildiğinde, bu birim önünde tahmin edilmeyecek şekilde 10-20 araç birikmiş olmuyor. O aracın o saatte ve o dakikada boyama hücresine geleceği günler önceden belirlenmiş durumda diyebiliriz. Fakat hücrenin önünde 2 saat civarında bekleme gibi bir durum gözlenebilir, süre kısa olduğu için bu ara stok olarak değerlendirilmiyor.
Kaizen
Kaizen denilen sistem, iyileştirme olarak algılanabilir aslında. Bir işin daha iyi nasıl yapılacağı ya da daha kolay nasıl yapılacağı üzerine bir felsefe diyebiliriz. Yenileme anlamında olan bu kelime, toyota üretim politikasının kalbinde yer alıyor. Çünkü her personel kaizen yazmak zorunda ve kendi alanında kaizen yazmayı başarabilecek en ideal kişi de orada çalışan personelin ta kendisi diyebiliriz. Hiçbir mühendis dışarıdan gelip, şunu yaparsak daha kolay olur gibi bir cümle kurarak, personelin kendi istediği kaizenin önüne geçemez. Ne kadar teknik eğitim alırsa alsın, olay iş sahasında biter ve yıllardır o işi yapan birisi o mühendisi sollar geçer, 5 km ilerde bir sigara molası vererek bekler bana göre (:
Tüm personelin kaizen yazma zorunluluğu da düşünüldüğünde, tam personel sayısını bilemiyor olsam da 25.000 personel tarafından her gün geliştirilmeye çalışılan bir sistemin mükemmelliğe doğru ilerlemesi kaçınılmaz olacaktır.
Kanban sistemi
Tam modeli derste dahi yanlış öğrendiğimiz ya da eksik öğrendiğimiz kanban sistemi, Toyota sisteminde karışıklığı önlemek ve verisel tabloları daha kolay oluşturmak adına uygulanan bir model diyebiliriz. Her birimin bir kanban kartı vardır ve ürün teslim alınırken kanban kartı çıkarılır, kanban havuzuna koyulur ve kendi kanban kartı ürün üzerine yerleştirilir. Üretimin en başından en sonuna kadar tüm kanbanlar havuza yerleştirilir. Gün sonunda kanban çeşitleri kontrol edilir ve sayı toplandığında net üretimde hata olup olmadığı manuel bir biçimde de kontrol edilmiş olacaktır.
Verimlilik yüzdesi
Üretim bandını her çalışan durdurma yetkisine sahiptir. Belirli bir süre geçici durdurma hakkı bulunmaktadır, yan kısımlarında bulunan ipi çektiğinde sistem duracak ve 70 saniye kadar koruma süresi verecektir. Bölümün şefi gelip sorunu çözmeye çalışacaktır. Eğer tamamen durması gerektiğini düşünüyorsa, tüm sistemi 1 saat dahi durdurabilmektedir. Fakat belirlenen süre ve sınırlar içerisinde sistemin işlemesi gerekir. Üretim bandının durmasını ve hedeflenen süreyi göz önüne aldığımızda, üretim verimlilik yüzdesi belirlenir.
Ufak bir karşılaştırma yaparak bu değeri vermem gerekecek olursa, Toyota fabrikasında verimlilik yüzdesi %97,6 değerini gösteriyor iken, Hyundai’de bu değer %89,7 değerini göstermekteydi.
 toyota auris
Dikkatimi çeken diğer şeyler…
Fabrika girişinde ufak bir sabancı parkı vardı ve bu ufak parktaki ağaçlar, polen üretmeyen türde seçilmiş ağaçlardı. Polen üreten ağaçların kurulumu, polenlerin dağılması ve fabrikadaki büyük cihazların işleyişini bozması sebebiyle tercih edilmemişti.
Godzilla ismini verdikleri devasa bir mekanik kol ve ardından aynı anda 3 otomobile birlikte saldıran 15 büyük devasa kol dikkatimizi çeken ögelerden bir diğeri olmuştu. Godzilla, çok fazla sayıda omura sahipti ve aracı 15 metre yükseklikten alarak 5 metre yükseklikteki bir başka üretim bandına indiriyordu. Aracı alıp, istenen yere taşıması sırasında omurların ne kadar aktif bir şekilde kullanıldığını görebiliyordunuz. Basit gibi görünen ama arka planında çok büyük emeğin ve düşüncenin yattığı bu mekanik kol, ismini hakediyordu bence.
Boyama alanına girilemediğini yazının başlarında belirtmiştim. Yetkililer boyama alanına, tozlanmadan dolayı giremiyoruz ne yazık ki arkadaşlar diyebilir ve bu bölüme ziyaret yapmadan geçebilirlerdi. Fakat toyota, işin başından beri oluşturduğu kaliteyi koruyarak burası için de çalışma sistemine ve içeri neden giremediğimize dair bir tanıtım videosu hazırlamış ve tam boya alanının önünde dev ekrana yansıtma yaparak, ziyaretçilerine içeriye dair detayları sunmuştu. Bu da beklentilerin ötesine geçen Toyota’nın bir başka yüzü idi..
Fabrika içi gezinin hemen ardından toyota tarihi ve toyota felsefesi ile ilgili bir tanıtım odasına geldik ve burada tüm ışıklar söndü. Anlatımın olduğu duvarda ışıklar yanıyor ve duvarda yer alan görseller, bir de sesli olarak arka planda anlatılıyordu. Bir sonraki birime ilerlememiz gerektiğini söyleyen ve bekleme süresini de anlatıma ekleyen sistem, ilerledikçe yanan ışıkların da yer değiştirmesi ile bizi yönlendiriyordu. Ve salonun tam ortasında 1994 yılında üretilmiş olan ilk otomobil yer alıyordu.
Toyota staj programı konusunda da bilgi aldığımızı belirteyim, bu konuya ilerleyen yazılarımda bir yer vermek istiyorum. Bu yüzden detaylara girmeyeceğim fakat Totoya fabrikasında staj konusunun proje modeli ile ilerlediğini söyleyerek geçeyim.
Son olarak Toyota’nın ev sahipliğine dair ufak bir detaya değinerek yazımı tamamlamak istiyorum. Daha önce Antep üniversitesinin de teknik geziye geldiğini, kendilerinden sonra Hyundai fabrikasına gittiklerini fakat oranın yemek vermediği için tekrar burayı arayıp sizin orda yemek yiyebilir miyiz gibi bir talepte bulunduklarını hatırlatarak; ekibimize bir kahvaltı sunup, daha sonra bizi ağırladılar. Toyota diğer markayı kötülemek istiyor gibi bir durum olabilir benim cümlelerimden anlaşıldığı kadarıyla, fakat samimiyetle söyleyebilirim ki hyundai markasını kötülemek zorunda değiller, sadece gözlem yapmamız yeterliydi (: Hyundai teknik gezisi hakkında ayrı bir yazı oluşturmayı düşünüyorum ya da iki teknik gezi arasındaki farkları ve düşüncelerimi yazacağım ilerleyen yazılarımda.
Yazımı dikkatlice okuduğunuz için teşekkür ederim. Sorularınıza elimden geldiğince cevap vermek isterim, düşüncelerinizi de dile getirmeniz beni mutlu edecektir…
Tahir ÖZCAN
Etiketler : toyota teknik gezisi, toyota türkiye, toyota türkiye teknik gezisi
Yazıyı Paylaşın:
|
Çıkarım senle her yola, Özcan Hoca:)
Başarılı bir yazı tebrikler Özcan :)
Teşekkür ederim kardeşim :) İbret is loading (: